Hiragana Yazamayan Genç Nesil

Eğitimde Eksiklik

2 Kasım 2017’de  NHK televizyonunda yayınlanan “Close Up-Günümüz, Hiragana bile yazamayan gençler, Sürekli göz ardı edilen eğitim aksaklığı” adlı programda problemli bir dönemin özellikleri anlatıldı.

Başta yazarlar bu programın, gelişme bozukluğundan biri sayılan öğrenme bozukluğu hakkında olduğunu sandı ama öyle değildi. NHK’nin resmi sitesinde bu program şu şekilde tanıtılıyordu.

“Eğitim alma hakkı anayasa tarafından korunan bir haktır. Devlet, Japonya’da okuma yazma bilmeyen insanların olmadığını söylüyor ancak şimdiki eğitim durumumuz ve NHK yayınlarından anlaşıldığı üzere, günümüz gençleri, özellikle ilk ve orta okul öğrencileri arasında en temel alfabe olan Hiraganayı bile yeteri kadar yazamayan, hatta basit matematik işlemlerini bile yapamayan öğrenci sayısının yadsınamayacak kadar fazla. Gençlere yönelik yapılan zorunlu eğitim sürecinin kötüye gitmesinin sebebi ne olabilir? Eğitim şansını eline geçeremeden, zorlu hayat şartlarına katlanmak zorunda olan insanları yansıtıyor.”

Ancak, programda tanıtılan belgelerden birinde öğrenme bozukluğu da gizliydi. Bahsi geçen bu belge, NHK’nin düzenlediği “Neden okula gidemedim?” konulu bir anketti.

Bu belgeye göre;

“1. Öğrenciler arası zorbalık, Kişinin kendi engeli: 101 kişi

2. Ailenin hastalığı/rahatsızlığı: 71 kişi

3. Ailenin anlayışsızlığı, yanlış müdahalesi: 67’şer kişi

4. Yoksulluk: 51 kişi

Aile Ortamı son derece önemli bir etmen.”

“1. Öğrenciler arası zorbalık, Kişinin kendi engeli: 101 kişi.” Bu maddede zorbalık ile bireysel engeli aynı madde altına koymanın gereğini anlayamadım. Bireysel engelin içine elbette öğrenme bozukluğu da dahil oluyor. Zorbalık da öğrenme bozukluğuna dahil edilebilir.

“3. Ailenin anlayışsızlığı, yanlış müdahalesi: 67’şer kişi.”maddesi için de neden yaklaşık denildiğini anlayamadım. Toplamda 134 kişi de denilebilirdi. Yine aynı şekilde bunların ortak noktası olarak öğrenme bozukluğu söylenebilir.

Gelişme bozukluğuna; otizm spektrumu, dikkat eksikliğine bağlı hiperaktivite bozukluğu, öğrenme bozukluğu, kekemelik de dahil edilebilir. Bunların içinde öğrenme bozukluğu,” Okuma bozukluğu (disleksi), hesaplama bozukluğu, yazma bozukluğu vb. dahildir.” Bunlar asla kişinin kendi yetersizliği değil, rahatsızlığıdır.

Bu tür rahatsızlıklar, aile tarafından göz ardı edildiğinde “Ailenin anlayışsızlığı, yanlış müdahalesi” ile ilintili olduğunu düşünmek yanlış olmaz. Elbette yoksul olmasa bile ve ailenin eğitim düzeyi yüksek olsa bile öğrenme bozukluğu gelişebilir.

Yüksek eğitim almış aileler arasında kendi çocuklarında öğrenme bozukluğu olduğunu kabul etmek istemeyen aileler elbet var.

Araştırma sonuçları gösteriyor ki bu durumu kabul edebilen aileler daha rahat ediyorlar. Hollywood aktörlerinden Tom Cruise, disleksi hastası olduğunu açıklamıştı. Senaryoyu okuyamadığını, onun yerine kayıtlı sesleri dinleyerek ezberlediğini söylemişti.

Bu programın yayınlanma süresi oldukça kısaydı. Bu kısa süre zarfında “Göz ardı edilen eğitim aksaklığı” hakkında oldukça basit bir dille izleyicilerine durumu anlatmayı başardı. Ancak, bu programda bahsedilmeyen diğer eğitim aksaklıklarına da dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Haber: Takahashi Hideki

Derleyen/Çeviren: Samet Atik

yahoo.co.jp