Sōheiler​: Keşiş Askerler

Hem bilek hem iman gücü

Orta çağ döneminden budist keşişler ve keşişlerin hizmetinde bulunanlardan oluşan askeri birim Sōhei adıyla bilinir. Sōhei denildiğinde insanların aklında canlanan yüzü kapalı, vücudu zırhla kaplı, ayaklarında da odundan yontulmuş takunyaları olan bir savaşçı resmidir. Silah olarak genelde katana (tek elde taşına kılıçlar), kargı ve mızrak kullanan bu askerler son dönemlerinde tabanca ve tüfek de kullanmıştır. Keşişlerin kendilerinin yanı sıra, askerleri de onlara benzer şekilde giyinirdi. Önceleri keşişler arasında savaşçı sınıfı bulunmasa da zamanla pratik nedenlerden ötürü silahlı eğitim alan keşişler, dönemin samurayları gibi savaşçı sınıfın bir parçası olarak görülmeye başlanmıştır. Bunun yanında “ji nin” ( Tanrının Adamı ) olarak bilinen ve tapınaklardaki kutsal bölgeleri koruyan manastır mensupları da Sōhei​ olarak anılmıştır.File:Yoshitsune with benkei.jpg

Ortaya çıkışları ve güç kazanmaları:
Heian döneminin (794 – 1185) sonlarına doğru, toplumda ve bölgedeki istikrarsızlık nedeniyle güçlü manastırlar ile tapınaklar, topraklarını, bölgedeki düzeni ve güçlerini korumak istemiştir. Keşişler, bu amaçla samuraylara, başı boş çetelere ve diğer dini öğretilerin tapınak ve manastırlarına karşı silahlanma yoluna gitmiştir.  Özellikle Kinki’deki tapınaklar (Enryaku -ji, Kofuku -ji vesaire) gelişmiş teknolojileri ve sahip oldukları topraklardan gelen güç sayesinde sık sık siyasi otoritelere baskı yapıp onlardan taleplerde bulunmuştur. Tapınaklardaki bu topluluklar, Genpei Muharebesi gerçekleştiği yıllarda artık göz ardı edilemeyecek bir kuvvet haline gelmiş, İmparator Shirakawa’nın tahttan inip manastıra katılmasıyla beraber durdurulamaz bir güce kavuşmuştur. (Shirakawa ise ülkeyi pratikte manastırdan yönetmeye devam etmiştir.) Buna rağmen tapınak ve manastırlar, dini törenler, bağışlar ve benzeri etkinlikler sebebiyle soylu ve samuraylarla yakın bir ilişki içinde olduğu ve tapınakların arasına rekabet girdiği için, bu dini kuvvetler birleşip bağımsız ve aşırı etkili bir güç haline gelememiştir.

Güç kaybetmelerindeki etkiler:
Keşişler, Heian döneminde kazandıkları güce rağmen Nanboku-chō (1336 – 1392) dönemiyle beraber yavaş yavaş güçlerini kaybetmeye başlamıştır. Tapınak ve manastırların üst düzey yetkilileri ile soylu prensler ve önde gelen samuraylar arasında rekabet hüküm sürmüş, çatışmalar çıkmıştır. Öte yandan, Jōdo ve Zen Budizmi yükselişe geçmiş, Budizmin Japonya’ya Nara Döneminde (710 – 794) gelmiş olan öteki yedi mezhebi güç kaybetmiş, bu sebeplerle Sōheilik, temelinden sarsılmıştır.Related image

Sengoku (1467 – 1568) döneminde güçlerini bir nebze korumayı başaran keşişler, Oda Nobunaga’nın tahtta kaldığı süre zarfında tekrar toplayamayacak kadar zayıflamıştır. İlerleyen dönemlerin güçlü siyasi ve askeri isimlerinden Budist olanlar yanlış bir şekilde Sōhei olarak adlandırılırsa bu sınıfın gücünü kaybetmediği kanısına varılabilir. Gerçekte ise farklı dini görüşleri takip eden bir çok kişi aynı derecede güçlü konumlara yükselmiş, böylece herhangi bir tapınak kendi başına güç odağı haline gelmemişti.

Askeri varlıklarının sonu:
Japonya’yı birleştiren Toyotomi Hideyoshi, Sōhei’lerden ve Şinto tapınaklarından​ silahları toplatmış ve dini organizasyonları (tapınak ve manastırları) saray yönetimine bağlayıp kontrol altında kaldıklarından emin olmuştur. Bu gelişmeyle birlikte tapınaklar askeri güçlerinin tamamını kaybetmiştir. Tokugawa Döneminin son demlerinde sahneye tekrar din adamları çıkmış olsa da, o dönemde tapınak ve manastır gibi kurumlar değil, bireyler ön plana çıkmıştır.

En tanınmış örneklerden biri:
Musashibō Benkei, Japonya’da en iyi tanınan sōhei’lerden biridir. Yedi ünlü silahı vardır: savaş baltası (masakari), tırmık (kumade), orak (nagihama), ahşap tokmak (hizuchi), testere (nokogiri), demir değnek (tetsubō) ve yarım ay biçiminde bir mızraktır (naginata).

Sōhei kavramı, Avrupa’da haçlı zihniyetle beraber güç kazanan Töton Şövalyeleri ya da Rodos Şövalyeleri gibi askerî tarikatlara benzetilebilir. Sōhei’ler kişisel olarak değil, hatta kendi başlarına tapınaklar/manastırlar olarak değil de tapınaklar/manastırlardan oluşan bir grup olarak karar alıp eylemde bulunmuşlardır.

 

Çeviren: Ömer Köse

Kaynak: dic.pixiv.net