Seramik ve Heykel Arasındaki Savaş

Benzersiz tarzlar ve toprağın sınırları

Sanatta malzeme çoğu zaman bir araç olarak görülse de bazen malzemenin kendisi de sanatın öznesi olabilir. Yagi Kazuo ve Shimizu Kiyomi’nin açtığı bu sergi de Kyoto’da bırakılan ayak izlerinden hareketle seramik malzemeyi kullanarak heykel sanatına olan yaklaşımımız hakkında bizleri düşünmeye itiyor.

Yagi Kazuo’dan (1918 – 1979) biraz bahsetmek gerekirse, kendisi Hashidoro şirketi seramik grubunun lideri olan avangart bir sanatçıdır. Kazuo her ne kadar reddetse de, sergiye bakıldığında çeşitli tarzlardan bir hayli esinlendiğini görmek mümkün. Siyah çömleklerine baktığınızda rüzgarın soyut bir heykelini bulabiliyorsunuz. Bazı kil levhaların güçlü yüzey dokuları üzerinde alışılmadık boyama tarzları mevcut.

Bunların arasında Kafka’nın romanlarından esinlenilerek yaratılmış olan efsaneleşmiş “Bay Zamza’nın Yürüyüşü” bulunuyor. Garip bir yaşam formu gibi şekillendirilmiş kaba yapısı, hafifliği ve yapı malzemesinin toprak oluşu, bakıldığında dönüyormuş hissi uyandırıyor. Boru şeklindeki yapılar içinse çıngıraklar kullanılmış.

Shimizu Kiyomi’nin (1922 – 2006) eserlerini ele aldığımızda ise toprakla olan çatışmanın çok daha karmaşık olduğunu fark ediyoruz.

Nagoya doğumlu Kiyomi, mimarlık ve döküm üzerine çalıştıktan sonra Kyoto’ya yerleşmiştir. İşlerinin kalitesine bakıldığında öğrendiklerinin çoğunun modernizme dair farkındalığından kaynaklandığı sonucuna varılabilir.

Çeviren/Derleyen: Özümcan Akın

Kaynak: digital.asahi.com

Be the first to comment

Leave a Reply