5 Başlıkta Japonya’da Eşcinselliğin Tarihi

Chigo'lardan Günümüze Eşcinsellik

Sevgi paylaştıkça çoğalır!

Bugünkü yazımızda Japonya’da eşcinselliğin tarihinden bahsedeceğiz.

1. Heian Dönemi ve Chigo’lar

Eski zamanlardan günümüze dek eşcinsel bireyler dünyanın her yerinde varlıklarını sürdüregelmişlerdir. Doğal olarak Japonya’da da eşcinsel bireyler mevcuttur.

Örneğin Heian Dönemi’nde (794 – 1185) soylu ailelerin erkek bireylerinin, eşlerinin erkek kardeşleri veya ağabeyleri ile sık sık cinsel ilişkiye girdikleri biliniyordu. Buna rağmen, eşcinsel bireylerin en sık görüldüğü kesim, Budist rahipler arasındaydı.

Budist tapınaklarında chigo isimli genç erkekler, rahiplere bakar tapınağın günlük işlerini üstlenirlerdi. Bazense rahiplerin geceleri doğan ihtiyaçları konusunda da onlara yardımcı olurlardı.

Saichou

Tendai isimli Budizm kolunun kurucusu olan rahip Saichou’nun eşcinsel bir birey olduğu bilinen bir gerçekti.

2. Savaşan Vilayetler Dönemi ve Koshou’lar

Samurayların savaşa gittikleri bu dönemde kadının toplumdaki yeri oldukça düşük olarak görülürdü. Bazen de kadınların varlığının kötü şans getireceğine inanılırdı. Bu yüzden savaş öncesinde ve savaşa giderken samuraylar yanlarında koshou denilen genç erkekleri getirirlerdi. Koshou’lar savaşçılara yardımcı olma rolünü üstlenirlerdi.

Oda Nobunaga

Koshou’lar ile aşk yaşayan ünlü savaşçılar arasında bu dönemde Japonya’nın vilayetlerini birleştirmeyi amaçlayan Oda Nobunaga, Daimyou Takeda Shingen, Daimyou Uesugi Kenshin gibi isimler vardı.

Savaşçı ve koshou arasında geçen cinsel ilişkilerin birer uzantısı olarak, efendi ve hizmetçi ilişkisi ile sadakatin de var olduğu yorumu yapılırdı.

Bunun dışında geleneksel Japon tiyatrosu Kabuki ve sanat dünyasının diğer kollarında da eşcinsel bireyler yer alırlardı.

Oyuncu Zeami Motokiyo’nun gençlik yıllarında Şogun Ashikaga Yoshinori’nin gözdesi olduğu bilinmekteydi.

3. Shudou’nun Halk Arasında Yayıldığı Edo Dönemi

Edo Dönemi’nde (1603 – 1868) eşcinsel ilişkiler shudou veya nanshoku sözcüğkleri ile adlandırılırdı. Bu dönemde erkekler arasında eşcinsellik savaşçılardan köylülere dek geniş bir çapta yaşanmaktaydı.

Edo Dönemi’nde şirketlerin kurulmaya başlanması ve sıradan insanların da güce kavuşmaları ile birlikte, seksin satıldığı pazarlar da eğlence sektörü ile beraber genişledi. Kagemajaya isimli, yaşları 13 ila 20 arasında değişen genç erkeklerin seks sattığı dükkanların sayısında patlama yaşandı.

Bu zamana kadar eşcinsel (Japonca’da douseiai) kelimesi olağan bir şekilde kullanılageldiyse de, Japonya’da Edo Dönemi’ne dek Japon dilinde aşk kavramı mevcut değildi. Eşcinsel ilişkilerde de, heteroseksüel ilişkilerde de üst konumda bulunan kişi yöneten, alt konumda bulunan kişinin de seven olduğu bir ilişki biçimi normal kabul edilmekteydi.

4. Batı Medeniyetlerinin Etkisi ile Eşcinselliğin Anormal Olarak Görülmeye Başlandığı Meiji – Shouwa Dönemleri

Hıristiyanlıkta eşcinsellik yasaklanmıştır.

Francis Xavier ve Luis Frois gibi misyonerler ve Nitobe Izanou gibi Hıristiyan Japonlar, “Japon kültürü ve ahlakı eksiksiz olsa da, bizler eşcinselliği kabul etmiyoruz” demişlerdir.

Hıristiyanlığı temel olarak gören batı medeniyetlerinin kültürünü ve bilimini alan Japonya’da, eşcinsellik anormal ve ahlaksız bir davranış olarak görülmeye başlanmıştır.

Kadınlardan uzak duran savaşçı toplumunun yok olması da eşcinselliğin zamanla yaygınlığını kaybetmesinin sebeplerinden biri olarak açıklanmaktadır.

İkinci Dünya Savaşından sonra eşcinsel bireyler yavaş yavaş kabul görmeye başlasa da, genel kanı eşcinselliğin anormal olduğu yönündeydi.

5. Eşcinsel Bireylerin Kabul Görmeye Başladığı Heisei Dönemi

1993 yılında Dünya Sağlık Örgütü’nün eşcinselliğin tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık olmadığını açıklamasıyla beraber eşcinselliğin anormal olmadığı görüşü de kabul gördü. Böylece bilimsel bir bakış açısından da eşcinsellik kabul edildi.

Japon Eğitim Bakanlığı’nın “Eşcinsellik sapkın bir cinsellik suçudur” açıklamasıyla konuyu tartışmanın merkezine oturtmuş olsa da, 1993 yılında ve sonrasında tartışmalar dinmiştir.

Zaman ilerledikçe kamuoyunun eşcinsellik üzerine olan fikirleri de daha pozitif bir hal almaya başlamıştır.

Amerika’da gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, Japon halkının yüzde 54’ü, “eşcinseller toplum içinde var olmalıdır’ demiştir. Bu oran Amerika’da yüzde 60, Fransa’da 77, İspanya’da ise en yüksek değer olan yüzde 88 idi.

 

Çeviren: Ulaş Gökay Özgül
Kaynak: m-gay.com


Sevgi paylaştıkça çoğalır!