Japonya’yı Birleştiren Bey: Oda Nobunaga

Savaşan Beylikler dönemini bitiren general

Oda Nobunaga (1534-1582) Owari beyliğinin Nagano Kalesi’nde Oda Nobuhide’nin üçüncü oğlu olarak 1534’te doğdu.   Üçüncü oğul olmasına rağmen annesi ona en büyük çocukmuş gibi davranarak yetiştirdi. Her biri babalarının halefi olacak gibi yetiştirilen çocuklar bu makam için gerekli eğitimi en güzel şekilde aldılar. Oda Nobunaga, tuhaf ve farklı davranışlar sergileyen bir çocuktu.  Herkes ona “Owari’nin büyük aptalı” diyordu. Nobunaga, yaşıtı olan diğer gençler gibi mevki peşinde değildi. Her gününü sürekli oyunlar oynayarak ve eğlence içinde geçiriyordu.

İsterseniz gelin kronolojik sırayla Nobunaga’nın doğumundan çocukluğuna ve yönetimi devraldığı ilk yıllara uzanan sürece biraz daha yakından bakalım.

Oda Nobunaga 12 Mayıs 1534’te, Savaşan Beylikler döneminde dünyaya gelmişti. (Öte yandan doğum yeri ve tarihi ile ilgili hala çeşitli rivayetler ortaya atılmaya devam etmektedir.) 1551 yılında babası Oda Nobuhide’nin ani ölümü üzerine, halefi olarak 18 yaşında Oda Nobunaga onun yerine geçti. Ancak o dönemde hala son derece tuhaf hareketleri olan bir genç olduğundan, ona bir ders vermek isteyen hocası Masaru Hirate  seppuku yöntemiyle intihar etmiştir.

 

Nobunaga, hocasının bu mesajından çok etkilenmiş ve onun gösterdiği yolu ve öğütlerini dikkate almaya başlayarak, anısına Seishuji isimli bir tapınak yaptırmıştır. Bu düşünceli hareketi bölge halkı tarafından takdir edilmiş hocasının ruhunu yücelten bir samuray olarak saygı görmeye başlamıştır.

Oda Nobunaga, 10 Nisan 1554 tarihinden itibaren Kiyosu Kalesi’nden ayrılarak önce Komaki Dağı’ndaki Gifu kalesine ve ardından da geniş bir ovanın tam ortasında yer alan Azuchi kalesine yerleşmiştir.

Hakim olduğu bölgenin hızla genişlemesi ile yönetim merkezinin değiştirilmesi, Savaşan Beylikler dönemi boyunca eşine rastlanmayan bir  uygulamaydı.

Oda Nobunaga’nın bu farklı yönetim tarzı ve başkalarına garip gelen davranışlarının kökeninde sevgisiz büyümesinin etkili olduğu söylenir.

Bir derebeyinin (daimyo) savaş esansında bizzat savaş alanında, en ön cephede, ölüm tehlikesini hiç umursamadan çarpışması görülmemiş şeydi. Ama o bunu çekinmeden yapıyordu.

Peki çocukluğundan beri herkes tarafındnan “aptal” olarak görülen Oda Nobunaga, nasıl olmuştu da Owari Beyliğinin tek hakimi, Oda Hanedanının kurucusu olabilmiş ve beyliğinin sınırlarını büyük bir hızla genişletebilmişti?

O bu inanılmaz başarısını halkının yüksek sadakatine ve savaşçılarının morallerini sürekli yüksek tutabilmesine borçludur.

Aslında başlangıçta Nobunaga, diğer pek çok büyük beye kıyasla güçsüz sayılabilecek bir pozisyondaydı. Ancak kendisinden hiç beklenmeyecek bir şey yaparak 1566’da, Ashikaga Yoshiaki’nin şogun olabilmesi için ona yardım etmiş ve bu durumdan yararlanarak başkent Kyoto’ya girerek rakiplerine karşı büyük bir stratejik üstünlük elde etmiştir.  Daha sonra yapacağı benzeri hamleler sayesinde Japonya’nın en güçlü kişisi konumuna ulaşacak ve  Savaşan Beylikler döneminin sonunu getiren general olarak “Ülkenin Birleştiricisi” ünvanını hakedecekti.

 

Çeviren: Ebru Koç

Kaynak: senjp.com